ANASAYFA

FORUM

HABERLER

ZİYARETCİLER

SORULARINIZ

KİTAP

EFENDİMİZ

NAMAZ

HİKMETLİ KİTAP

FİLİMLER


   
  Tevhid Nesli geliyor....
  Kur'an'da İnsan-Gayb ilişkisi
 

Kur'an'da İnsan-Gayb ilişkisi

Murat Kayacan

 

Bilimsel araştırmalar nereye varırsa varsın, yeryüzünün zenginlikleri ve onun gizli olan enerji kaynakları ne ölçüde ortaya çıkarılırsa çıkarılsın, insanlar hep gaybın perdesi önünde güçsüz ve çaresiz kalacaklardır. İnsanoğlunun en bilginleri dahi bir an sonra başlarına gelecek şeyi bilemezler. Verdikleri nefesin geri gelip gelmeyeceğinden habersizdirler [[1]]. Gaybın varlığına inansın, inanmasın herkes gayb ile her an iç içedir ve bu içiçeliğin farkında olanlar da, bilinçsizce yaşayanlar da doğruyu pek yakında bileceklerdir.

Umumi olarak gayb ile insanın ilişkisi bir bilgi düzeyinde görülmüştür. Vahyin insan hayatına etkisi ve yaşamdaki yeri geri planda kalırken araştırmalar, gayb bilinebilir mi, kimler bilebilir, bilen insana tabi olmak gerekir mi, yoksa gaybı bildiğini iddia edenler apaçık iftira mı almaktadırlar, yoksa bu bir keramet midir gibi sorular etrafında yoğunlaşmıştır. Tabii bu sorular kesinlikle cevapsız bırakılmamalıdır. Nihayetinde hayatın olduğu kadar bilginin de bir problem oluşu söz konusudur. Bu anlamda gaybın insanı ilgilendiren ve müesser kılan yönü bizi daha fazla ilgilendirmektedir. Yoksa bize bildirilen vahyi daha da gaybileştirerek somut örnekleri soyut alana kaydırma ve hedefi kaçırma tehlikesi söz konusudur.

Bu tehlikeden korunmak için Kur'an'ı rehber edinerek onun tanıttığı insanı, gaybı ve ikisi arasındaki ilişki şeklini ölçü edinmek kaçınılmazdır.

I. İnsan nasıl bir varlıktır?

a) İyi yönleri:

-         İnsan yeryüzünün efendisidir [Bakara 2/30].

-         Allah onu bilmediğini öğretir [Alak 96/5]

-         Bu özelliği sayesinde meleklerden farklı olarak keşfedebilme kabiliyetine sahiptir [Bakara 31-33]

-         Doğuştan Allah'ın varlığını tanıma ve kabullenme tabiatına sahiptir [Araf 7/172]

-         Allah onu ruhundan üfleyerek yaratmıştır [Secde 32/9].

-         Kainattaki yerin, göğün ve dağların kabullenmekten imtina ettikleri emaneti (iradeyi) yüklenerek büyük cesaret örneği gösterir [Ahzab 33/72]

-         Allah'ın gösterdiği hak yolu kabul veya red noktasında serbesttir [İnsan 76/3]

-         İyiliği ve kötülüğü seçme kabiliyeti Allah tarafından bahşedilmiştir. İnsan nefsini kötülüklerden arındırırsa kurtulur, kirletirse ziyana uğrar [Şems 91/8-10; İsra 17/7]

-         Yeryüzünün bütün nimetleri onun için yaratılmıştır [Bakara 2/29; Casiye 13].

-         Yaratılış hedefi Allah'a kulluktur [Zariyat 51/56].

-         Onun bazı gerçekleri görmesi ölümünden sonraya bırakılmıştır [Kaf50/22].

-         Öldükten sonra karşılaşacağı şeylere iman etmesi onun ödüllendirilmesine vesile olur [Fecr 89/28; Tevbe 9/172].

b) Kötü yönleri:

-         İnsan Allah'ın nimetlerini görmezlikten gelir [Hac 22/66]

-         Bazen Allah'a ihtiyacı olmadığı zannıyla azar. Küçük dağları ben yarattım sanır [2]

-         Çok acelecidir [İsra 17/11]. O kadar ki, adeta aceleden yaratılmıştır [Enbiya 21/37].

-         Zor durumda kalınca Allah'ı hatırlar. Zorluktan kurtulunca Allah'ı unutur .[3]

-         Allah'ın ikram ettiklerini kendisinden bilerek cimrileşir. Çok nekes bir varlıktır[4].

-         İhtiraslı ve hırslıdır [Mearic70/19].

-         Kötülük görürse inler, sızlanır, bağırır ve yardım ister, yardım edilince de cimrileşir[5].

Görüldüğü gibi insan nötr bir varlık değil, fıtrat hadisinde olduğu gibi inanmaya mütemayildir. Yapısı bunu gerektirmektedir. Fakat insanların çoğu müşriktir ve zanna uymaktadırlar [[6]].

İslami kesimden bazı cemaatlerin ya da "münafık müslümanların (ılımlı laiklerin) ifade ettiği gibi inananlar ifadesi son derece muğlaktır. İnanmayan insanlar kaale alınmayacak kadar azdır ve muhatap alınacak keyfiyet ve kemiyete sahip değillerdir. Demek ki asıl mesele insanları bilgisel bir imana ulaştırmak değil, şirkten ve zulümden arınmış bir anlayış ve hayata sahip fertler yetiştirmektir. O halde yalnız başına "imanlı gençlik" sözü muhaldir. Muhtevası çağdaş bilimle değil. Kur'an ile doldurulmalıdır.



                                                          DEVAMI>>>

[1] S. Kutub, Fizilaii'l-Kur'an, Dünya Yay., İst., 1991,c.6,s.554

[2] [Alak 96/6-7]

[3] Yunus 10/12

[4] İsra 17/100

[5] Mearic 70/20-21

[6] Enam 6/116

 
  Bugün 49 ziyaretçi bizimle...  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=