ANASAYFA

FORUM

HABERLER

ZİYARETCİLER

SORULARINIZ

KİTAP

EFENDİMİZ

NAMAZ

HİKMETLİ KİTAP

FİLİMLER


   
  Tevhid Nesli geliyor....
  Gaybin insanın
 

IV- Gaybin insanın  üzerindeki etkisi

A- Müminlere etkisi:

-         Allah, namaz ve infak ibadetlerini yerine getirenlere hayırlı bir ticarette bulunduklarını söyler  [Fatır 35/29]

-         Güzel davranmalarına, geceleri pek az uyuyarak, seherlerde de bağışlanma dilemelerine ve infak etmelerine karşılık gayb olan cenneti vaadeder  [Zariyat 51/15-19]

-         Namazlarında huşu içinde oldukları, boş şeylerden uzak durdukları, zekatlarını verdikleri ve iffetsizlikten sakınmaları, kurtuluş vesilesi olur  [Müminun 23/1-5]

-         Onlar, geleceklerini garantiye alabilmek için peygamberin yoluna destekçi olurlar ve Kitab'a tabi olurlar  [Araf 7/157]

-         Allah müminlerin inanıp sakındıkları için dünya ve ahirette korku ve üzüntü nedir bilmeyeceklerini  [[1]]söyler.

-         Allah'ı Rab olarak kabul eden ve dosdoğru yol üzerinde olan müminleri meleklerin gaybi kimliğine yöneltir. Bizlere meleklerin dünya ve ahirette dost olacağından bahseder  [[2]],

-         Gayba imanlarının gereği olarak müminler adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan bir günden korkarlar. Yoksula, yetime ve esire onun sevgisi için yemek yedirirler: "Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz, sizden bir karşılık beklemiyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir gün(ün azabından)den ötürü Rabbimizden korkuyoruz..." derler [[3]]

Demek ki Allah gaybi varlıkları ve bizler için hazırladığı nimetleri bizler için teşvik unsuru olarak kullanmaktadır. Allah müminleri dünyada melekleriyle destekler. İnanan insanlar için gaybi yardımlar söz konusudur. Bu, yardımların her zaman mucizevi tarzda olmasını gerektirmez. Mesela Şamil Basayev'in Rusya'da eylem gerçekleştirebilecek kadar cesarete sahip olması ve bu eylemi gerçekleştirmesi karşısında Rus toplumunun ifsad içinde olması, ona yardımcı bir unsurdur. Peygamberi öldürmeye gelenleri bir örümcek ağının engellemesi, gaybi bir yardımdır.

Bu tür olaylarda mümin, eşyanın işleyişindeki gaybiliği yakalarken, kafir bunu görse de inkar etmektedir. Matematik olarak az sayıda olan müminlerin, çok sayıdaki kafirlere galip gelmesi de bir gaybi yardımdır  [[4]].  Çünkü kafirlere-karşı savaşırken müminler yalnız değillerdir [[5]].

İslam inancının üç ana esasından birini teşkil eden ahiret inancı her şeyden önce imtihanda sorumluluk duygusu meydana getirmekte ve bu yönüyle hem hukuki, hem de ahlaki müeyyide olmaktadır. Dünya hayatında insanın zorluklarla, haksızlıklarla mücadele ettiği halde, bunları ortadan kaldıramadığı, neticede elem çektiği bir gerçektir. Mutlak adaletin tecelli edeceği iyiliğin mükafatlandırması için bütün engellerin ortadan kalkacağı ebediyet aleminin varlığına inanmak, insan için büyük bir teselli kaynağı ve yaşama sevincidir [[6]].

Kur'an-ı Kerim'de ahiret sahneleri somut bir şekilde sunularak insanlara amellerinin onları nereye götüreceği gösterilir. Tevbe Suresi'nde hahamlar ve rahiplerden çoğunun malı haksızlıkla yedikleri ve Allah yolundan alıkoydukları anlatılır. Malı biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar için cehennem ateşinin kızdırıldığı ve bu ateşte alın, böğür ve sırtlarının dağlanacağı ifade edilir. Sa'd Suresi'nde ise müminlerin amellerine karşılık, onlara Adn cennetlerinin kapılarının açılacağı, orada tahtlara yaslanmış olarak türlü meyveler ve yiyecek isteyeceklerini ve yanlarında son derece iffetli yaşıt eşler bulacakları haber verilir. Bu ayetlerle bir yandan haklarını alamadan ömrünü tamamlayan insanların zararda olmadığı ve adl-i ilahinin muhakkak ortaya çıkacağı vurgulanırken, bir yandan da hakkın şahidliğini yapan insanların güzel davranışlarının karşılıksız kalmayacağı müşahhas bir şekilde ifade edilir.

B- Kafirlere etkisi:

Gayba inanmayan insan, gaybi cezalandırmadan dünya ve ahirette kurtulamaz. Gaybi inkar edene karşı, gaybın sahibi sürekli sarsıcı, incitici, hüsrana uğratıcı darbeler gönderir. Bunların bir kısmını sıralamak yerinde olacaktır.

-         Kafirleri Allah, melekler ve insanlar lanetlerler [[7]].

-         Bu azab onları saptırır [[8]]

-         Kalplerini katılaştırır [[9]], mühürler  [[10]]

-         Allah yolundan dönenleri, O'nu unutup terk edenleri O da terk eder ve yardımsız bırakır  [[11]]

-         Onlara bütün kapıları açar, bütün imkanları verir, onların vahim bir durumda olduklarını hatırlamalarına engel olur. Aralarına düşmanlık sokar [[12]]

-         Onların inananlara karşı tuzaklarını boşa çıkarır  [[13]]

-         Allah onlara gazab eder [[14]]

-         Allah azgın toplulukların yok oluşunda rol sahibidir. Nitekim geçmiş toplulukları da azgınlıklarından dolayı yok etmiştir  [[15]]

-         Allah haddi aşanları, nankör ve günahkarları, kafirleri, zalimleri, hainleri, büyüklük taslayanları, bozgunculuk çıkaranları, aldatanları sevmez  [[16]]

-         Münafıklara ve kafirlere azab eder  [[17]].

-         Gaybi varlıklardan şeytan, inanmayanların dostudur [[18]]

-         İnananlar ve ihlaslı olanlar hariç diğer bütün insanların gönlüne vesvese verir [[19]].

-         Bu vesveseler özellikle günahkar, müfteri ve kafir şahıslar üzerinde etkili olurlar [[20]].

-          Allah kendisine, peygamberlerine Cebrail ve Mikail'e düşman olan inkarcıların düşmanıdır  [[21]].

-         İnkarcıların, zalimlerin, fasıkların, yalancı nankörlerin, hainlerin dosdoğru yolu bulmaları engellenir [[22]].

Kafir ve münafık varoluşunu gayb unsuru olmaksızın yaşadığını sanarak varoluşunu yaşar, mümin ise her zaman Rabbinin gücünü, müdahalesini, sevgisini, gazabım, rahmetini, bereketini, feyzini, adaletini, fiillerini hissederek yaşar.

Sonuç

Müminin hayat mücadelesinde vahyi bilgilerin etkili olabilmesi ve onun varoluşunun en güçlü belirleyicisi haline gelebilmesi öncelikle bu bilgilerin müminin benliğini kaplaması, ondan bir parça haline gelmesi, onunla bütünleşmesi gerekir. Bu bilgileri iç dünyasında, yaşayan unsurlar haline getirip onların söylediğini hissetmesi gerekir. Kısacası bilginin mücerred bir bilgi olmaktan çıkıp müminde yaşayan, kaynayan, coşan, hislendiren, harekete geçiren bir ruh haline dönüşmesi gerekir.

Bu amaca yönelik olarak Rabbimiz gaybi unsurları anlayabileceğimiz düzeye indirgemiş ve görünen ile görünmeyen unsurların içiçeliğini bizlere göstermiştir. Gaybi meseleler öz olarak belirtilmiş, bu konudaki insan merakı sahih bilgilerle duyurulmuş ve insanoğlu zandan kurtulma imkanını yakalamıştır.

Müminlerin gayba ilgisi, onun bilinebilirliği/bilinemezliği noktasında kilitlenmemelidir. Gaybın müminin gücüne güç katan, onu destekleyen, imtihan eden, bazen korku ve hüznünü kaldıran aktif bir unsur olduğu ön planda tutulmalıdır. Bir şey yaparken gayb gerçeğini ve onu yönlendiren iradeyi hesaba katmak gerekir. Zira müminler aldıkları karar ve kurdukları planların gerçekleşmesinin Allah'ın dilemesiyle olacağını zihinlerinde taze tutarlar. "Hiçbir iş hakkında bunu yarın mutlaka yapacağım deme, inşaallah (Allah dilerse) de" (18/Kehf, 23-24)

 

Kaynak: Haksöz Dergisi, Sayı 58



[1] Yunus 10/62-64

[2] Fussilet 41/30-33

[3] İnsan 76/7-10

[4] Bakara 2/249

[5] Enfal8/17

[6] İslam Ansiklopedisi, d, s.545

[7] Bakara 2/88, 159, 161; Nisa 4/46,52; Maide 5/64, 78; Feth 48/6

[8] Nisa 4/88, 143; Hac 22/4; Şuara 99;Gaşiye88/37, 74

[9] Maide 5/13

[10] Nisa 4/115; Araf 7/100-101; Tevbe 9/87,93; Yunus 10/74; Münafikun 63/3

[11] Nisa 4/115; Tevbe 9/67; Haşr 59/19

[12] Maide 5/14, 64

[13] Bakara 2/9; Al-i İmran 3/54; Nisa 4/142; Nemi 27/50 vd.

[14] Bakara 2/61, 90; Al-i İmran 3/112; Araf 7/152; Enfal 8/16; Nahl 16/106 vd.

[15] Enam 6/6; Yunus 10/13; İsra 17/17; Enbiya 21/9; Hac 22/45 vd.

 

[16] Bakara 2/190, 276; Al-i İmran 3/32,57, 140; Nisa 4/36, 107; Maide 5/64, 87; Enam 6/141; Araf 7/71; Hac 22/38; Kasas 28/76

 

[17] Al-i İmran 3/56; Tevbe 9/26, 39, 55, 66, 74

[18] Enam 6/121; Araf 7/30; Nahl 16/100

[19] Hicr 15/40; Nahl 16/100; Sad 38/83

[20] Şuara 26/221

[21] Bakara 2/98

[22] Bakara 2/258, 264; Al-i İmran 3/86; Nisa 4/51; Tevbe 9/19,24; Yusuf 12/52; Nahl 16/107; Zümer 39/3; Mümin 40/28

 
  Bugün 194 ziyaretçi bizimle...  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=