ANASAYFA

FORUM

HABERLER

ZİYARETCİLER

SORULARINIZ

KİTAP

EFENDİMİZ

NAMAZ

HİKMETLİ KİTAP

FİLİMLER


   
  Tevhid Nesli geliyor....
  4- HER MÜSLÜMAN EVLİYADIR
 

4-  HER MÜSLÜMAN EVLİYADIR

Evliya, veli kelimesinin çoğuludur. Ancak Türkçe'de tekil anlamında kullanılır.

ŞEYH EFENDİ- Biz velilerden bahsediyo­ruz, sıradan insanlardan değil. Herkes Allah'ın velisi, hakiki Allah dostu olamaz. 

BAYINDIR-  Kim Allah'ın velisidir?

ŞEYH EFENDİ- İşte anlatıyorum dinle. Veli ol­manın başlangıcı kul ile Mevlâ arasına giren dü­şüncelerin, ve kulun, Allah'a olan yabancılı­ğının ortadan kaldırılmasıdır.

Mevlâ’nın ikramıyla Allahu Teâlâ‘nın dışında kalan her şey sâlikin[1] gözünden silinir, Allah’tan başkasını görmez hale gelirse, fenafil­lah yani Allahu Teâlâ’da eriyip gitme adı verilen devlet hasıl olur ve ta­rikat hali sona erer. Böylece seyr-i ilallah yani Mevlâ’ya doğru olan manevi yürüyüş tamam­lanmış olur.

Bundan sonra seyr-i fillah (Allah'da yürü­yüş) denilen ispat makamına girilir ve kalbe sadece Allah (Celle celâluh) yerleşir. İşte bun­ları ka­zanan kişiye “veli”, yani ha­kiki Allah dostu demek doğru olur.

Nefsi emmare (sürekli kötülük emreden ne­fis) mutmain­neye dönü­şür; küfründen ve inka­rından vazge­çer. O Mevlâ’sından, Mevlâ’sı da on­dan razı olur. Nefsin tabiatında bu­lunan iba­detlere karşı olan isteksizlik hali ortadan kal­kar[2].

BAYINDIR- Fenafil­lahtan, seyr ilallahtan ve seyr fillahtan bahsediyor ve bunları önemli birer mertebe gibi gösteri­yorsu­nuz. Bunun Kur’an’da ve sünnette bir delili var mıdır? Asr-ı Saadette[3] böyle bir şeyden bah­seden olmuş mudur? Bunlar Budizm’den gelip sizin inancınıza yerleşmiş şeylerdir.

Mevlâ'ya doğru olan manevi yürüyüşün daha hayatta iken ta­mamlanmış olması ne ile açıklana­bilir? Her neyse. Şimdi bunlardan bah­setmek is­temiyorum[4].

Veli Allah dostu anlamında olduğuna göre, kendi dostu­nun kim olduğunu en iyi bilen Allah Teâlâ'dır. O, bu ko­nuda şöyle buyurur:

أَلَا إِنَّ أَوْلِيَاءَ اللَّهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ (62) الَّذِينَ آمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ (63)

62- İyi bilin ki Allah’ın velilerine korku yoktur. Onlar üzülecek de değiller­dir.

63- Bunlar inanmış olan ve takva ehli bulunan kimselerdir. (Yunus 10/62-63)

Demek ki, inanıp takva ehli olanlar Allah’ın ve­lisidir.

Takva ehli olanların kimler ol­duğu da Bakara suresinin baş tara­fında bildirilmiştir.

اَلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ (3) وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَا اُنْزِلَاِلَيْكَ وَمَا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَبِاْلاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ (4) اُولَۤئِكَ عَلَى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُولٰۤئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

 Onlar gayba inanan, namaz kılan, kendi­le­rine verilen rı­zıktan yerli yerince harcayan, Hz. Muhammed'e ve on­dan önceki elçilere indirilen­e inanan, ahireti kesinkes kabul eden kimse­ler­dir. (Bakara 2/2-4)

Her müslüman kolayca bu tanıma girer. Kur’an’da veli tanımı bu iken siz niçin başka bir tanım yapıyorsunuz?

Veli, dost demektir. Karşıtı düş­mandır. Yani yukarıda tanımladığınız kimseler Allah'ın dostu da müslümanlar, haşa onun düşmanı mı?

Kimileri de şeytanı veli edinir. “Kim Allah’ın berisinde şey­tanı da veli edinirse doğrusu açık bir biçimde kaybetmiş olur. (Nisa 4/119)

Dostluk karşılıklı olur. Müminler Al­lah’ın ve­lisi olduğu gibi Allah da müminlerin ve­lisidir. Şeytan da ken­dini veli bilenlerin velisidir.

اَللَّهُ وَلِيُّ الَّذِينَ اٰمَنُوا يُخْرِجُهُمْ مِنْ الظُّلُمَاتِ اِلٰى النُّورِ وَالَّذِينَ كَفَرُوا اَوْلِيَاۤؤُهُمْ الطَّاغُوتُ يُخْرِجُونَهُمْ مِنْ النُّورِ اِلٰى الظُّلُمَاتِ اُولَۤئِكَ  اَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ (257)

257-Allah müminlerin velisidir, on­ları karanlıklar­dan aydın­lığa çıka­rır. Allah’ı tanımazlık edenlerin ev­liyası da zorbalardır. Bun­lar onları aydınlık­tan ka­ranlık­lara sokarlar. Onlar cehen­nem­lik kimse­ler­dir. Orada de­vamlı kalacaklardır. (Bakara 2/257)

 

تَاللَّهِ لَقَدْ أَرْسَلْنَا إِلَى أُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمْ الشَّيْطَانُ أَعْمَالَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمْ الْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

63-Allah’a and olsun ki, biz senden önceki toplu­luklara da elçiler­ göndermiştik. Ama şeytan onların yaptıkları işleri kendilerine güzel gös­termişti. O, bugün de onların ve­lisidir. Onlar için acıklı bir azap var­dır. (Nahl 16/63)

 

Şeytanları inanmayanların evli­yası kıldık. (Araf 7/27)

“Onlar Allah’ın berisinden şeytanları  kendi­le­rine evliya edindi­ler. Zannediyorlar ki, doğru yol­dadırlar.(Araf 7/30)

Müminler birbirlerinin velisidir­ler.

لَا يَتَّخِذْ الْمُؤْمِنُونَ الْكَافِرِينَ أَوْلِيَاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِنِينَ وَمَنْ يَفْعَلْ ذَلِكَ فَلَيْسَ مِنْ اللَّهِ فِي شَيْءٍ إِلَّا أَنْ تَتَّقُوا مِنْهُمْ تُقَاةً وَيُحَذِّرُكُمْ اللَّهُ نَفْسَهُ وَإِلَى اللَّهِ الْمَصِيرُ (28)

28- Sakın ola müminler, müminlerden önce o kafirleri kendile­rine veli edinmeyeler. Her kim böyle yapa­rsa artık Al­lah’tan hiçbir şey bekle­mesin. Ama bunu onlardan korunmak için yap­mışsa o başka. (Al-i İmran 3/28)

Bu konuda çok âyet vardır.

Dostluğun derece­leri olur. Öyle insanlar vardır ki, Allah'a iyi bir kul olmak için elinden geleni yapar; ma­lını, canını ve her şeyini onun yo­luna koyar. Tabii ki, Al­lah’ın böylelerine olan dostluğu fazla olur.

“Sana vahyettiğimiz Kitap ger­çeğin ta kendi­sidir. Kendin­den ön­ceki­leri de doğrulamaktadır. Allah kullarından, kesinkes haberdardır ve on­ları görmektedir.

Sonra bu Kitap’ı kullarımız için­den seçtikle­ri­mize bırak­tık. Onlar­dan kimi kendini yanlışa sü­rük­ler, kimi orta yolu tut­turur, kimi de Al­lah’ın iz­niyle hayırlarda öne geçmek için yarı­şır. İşte fazi­letin büyüğü budur. (Fatır 35/31-32)

Bu büyük fazileti elde edenler her zaman Allah’ı kendile­riyle be­ra­ber hissetmenin huzu­r ve mutlu­lu­ğunu yaşarlar. Karşılaştıkları güç­lük­ler­i gözlerinde bü­yüt­mez, Al­lah’ın izniyle üstesinden ge­lecekle­rini bilir, Allah’a dayanıp yollarına de­vam ederler. Bunların sıkıntıları görünüştedir, içleri da­ralmaz.

 

Sonraki sayfa»» 

[1]- Sâlik, tarikata girmiş kimsedir.

[2]- Ruhu'l-Furkan, c. II, s. 63.

[3]- Asr-ı saadet, Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin elçilik görevini yürüttüğü döneme denir.

[4] - Bu konular için bkz. Abdulaziz BAYINDIR, Duada Evliyayı Aracı Koyma ve Şirk, İstanbul 2001.

 
  Bugün 504 ziyaretçi bizimle...  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=