ANASAYFA

FORUM

HABERLER

ZİYARETCİLER

SORULARINIZ

KİTAP

EFENDİMİZ

NAMAZ

HİKMETLİ KİTAP

FİLİMLER


   
  Tevhid Nesli geliyor....
  25.12. Hutbe
 

25.12. Hutbe

Ammar b. Yasir dedi ki, "Allah’ın Elçisi bize hutbeleri kısa okumayı emretmişti[1]."

Cabir b. Semüre şöyle dedi: “Allah’ın Elçisi cuma günü hutbesini uzatmazdı, söylediklerinin toplamı bir kaç kelimeden ibaretti[2].”

Cabir b. Semüre  şöyle dedi: “Allah’ın Elçisi ile beraber çok namaz kıldım. Namazı da orta halli, hutbesi de orta halli idi[3]. Kur’ân'dan ayetler okur, insanlara görevlerini hatırlatırdı[4].”

Ebû Vail diyor ki, Ammar bize hitabetti, kısa ve güzel konuştu. Aşağı inince dedik ki, "Ebû'l-Yakzân, güzel ve özlü bir hutbe okudun, biraz daha nefes sarf etseydin ya? Dedi ki, "Ben Allah’ın Elçisi’nin şöyle dediğini işittim: “Kişinin namazının uzun, hutbesinin kısa olması dini anladığını gösterir; namazınızı uzatın, hutbeyi kısa tutun. Çünkü bazı konuşmalar büyüleyicidir[5]."

Abdullah b. Ömer  şöyle dedi: "Allah’ın Elçisi iki hutbe okurdu. Minbere çıktığında (ezan bitinceye kadar) otururdu. Müezzin ezan okurken onu görür gibiyim. Sonra kalkar hitap eder sonra oturur, bir şey konuşmaz, sonra kalkar hutbe okurdu[6]."

Abdullah b. Ömer  şöyle dedi: "Allah’ın Elçisi cuma günü hutbeyi ayakta okur, sonra oturur, tekrar ayağa kalkardı. Tıpkı şimdi yaptığınız gibi[7]."

Cabir b. Semüre  dedi ki, “Allah’ın Elçisi iki hutbe okur ve arada otururdu. Kur’ân okur, insanlara görevlerini hatırlatırdı[8].” 

 

25.13. Hutbe Esnasında Namaz Kılınması

Câbir b. Abdullah dedi ki, “Allah’ın Elçisi cuma günü hutbe okurken bir adam geldi. Ona; "Namaz kıldın mı?" dedi. O da "Hayır" dedi. Dedi ki, "Kalk iki rekât kıl[9]."

Câbir b. Abdullah’ın Allah’ın Elçisi’nden yaptığı bir başka rivayet de şöyledir: "Sizden biri, cuma günü imam (hutbeye) çıkmışken gelirse iki rekât namaz kılsın[10]."

Câbir b. Abdullah  şöyle dedi: “Cuma günü Allah’ın Elçisi hutbe okurken Gatafan  kabilesinden Süleyk  çıkageldi ve hemen oturdu. Allah’ın Elçisi şöyle dedi: "Süleyk! Kalk, iki rekât namaz kıl. Caiz olacak kadar (kısa) olsun." Sonra şöyle devam etti: "Sizden biri cuma günü imam hutbe okurken içeri girerse iki rekât namaz kılsın ve onu caiz olacak kadar (kısa)  kılsın." [11]

 

25.14. Hutbe Esnasında Susmak

Ebû Hureyre, Peygamberimizin şöyle dediğini haber vermiştir: “Cuma günü imam hutbe okurken arkadaşına "sus" dersen lağvde[12] bulunmuş olursun[13]."

Ebû Hureyre  Allah’ın Elçisi’nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Kim güzelce abdest alır, Cumaya gider, dinler ve susarsa o cumadan bir önceki cumaya kadar olan günahları bağışlanır ve buna üç gün de ilave edilir. Kim bir taşa dokunursa lağvde bulunmuş olur[14]."

 Ali  radiyellahü anhın Kufe 'de minberden şöyle hitap ettiği rivayet edilir. "Cuma günü olduğunda şeytanlar bayraklarıyla birlikte çarşı pazarı dolaşır insanları Cumaya gitmekten alıkoyacak bir kısım bahaneler ortaya çıkarır. Melekler de erken çıkar, mescidin kapısında oturur, imam minbere çıkıncaya kadar birinci saatte ve ikinci saatte gelenleri kaydederler. Kişi imamı görüp işiteceği bir yere oturur, sesini çıkarmaz ve lağivde bulunmazsa iki sevap kazanır. İmamı görüp işiteceği bir yere yerleşir de lağiv yapar, susmazsa bir günah kazanır. Cuma günü arkadaşına "sus" diyen lağivde bulunmuş olur. Lağivde bulunanın bu Cumadan alacağı kalmaz." Ali  sözünü şöyle bitirdi: "Allah’ın Elçisi’nin böyle söylediğini işitmiştim[15]."

25.15. Hutbe Duası

İbn Mes'ud, Allah’ın Elçisi’nin hutbe okurken söze şöyle başladığını rivayet etmektedir:

 

"اَلْحَمْدُ للهِ نَسْتَعِينُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ، ونَعُوذُ بِاللهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا، مَنْ يَهْدِهِ اللهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ، وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِيَ لَهُ وَأَشْهَدُ أَنْ لاَّ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ أَرْسَلَهُ بِالْحَقِّ بَشِيرًا وَنَذِيرًا بَيْنَ يَدَيِ السَّاعَةِ، مَنْ يُطِعِ اللهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ رَشَدَ، ومَنْ يَعْصِهِمَا فَإِِنَّهُ لاَ يَضُرُّ إِلاَّ نَفْسَهُ، وَلاَ يَضُرُّ اللهَ شَيْئًا".

 

 “Allah’a hamdolsun, ondan yardım ister, bağışlanma talep eder, nefislerimizin şerrinden ona sığınırız. Allah kime hidayet verirse onu saptıracak yoktur. Kimi de sapık sayarsa onu doğru yolda sayacak yoktur. Allah'tan başka ilah olmadığına şahitlik ederim. Muhammed’in Allah'ın kulu ve resulü olduğuna da şahitlik ederim. Onu, müjdeleyici ve uyarıcı olarak Kıyâmetin önü sıra göndermiştir. Kim Allah'a ve Resulüne boyun eğerse olgunlaşmıştır. İsyan eden de sadece kendine zarar verir. Onun Allah'a bir zararı dokunmaz[16]."

 İbn Şihâb yukarıdaki duaya şunu eklemektedir: "Rabbimiz olan Allah'tan bizi kendisine ve Peygamberine boyun eğen, rızasının peşinde olan ve onu üzecek şeylerden sakınanlardan eylemesini niyaz ederiz. Varlık sebebimiz Allah’tır ve biz onunuz[17]."

 

25.16. Hutbe Okunurken İmama Yakın Oturma

Semüre b. Cündüb, Allah’ın Elçisi salallahü aleyhi ve sellemin şöyle dediğini rivayet etmektedir: “Hutbede hazır bulunun ve imama yaklaşın. Çünkü devamlı uzak duran, Cennete girse bile gerilerde kalır[18].”

 

25.17.  Cuma Günü Duaların Kabul Edildiği Saat

Câbir b. Abdullah  Allah’ın Elçisi’nin şöyle dediğini rivayet ediyor: “Cuma günü on iki(saat)tir. Bir müslüman o saatte Allah'tan bir şey isterse muhakkak verir. Onu İkindinin son saatinde arayın[19]."

Enes b. Malik, Allah’ın Elçisi’nin şöyle dediğini rivayet ediyor: "Cuma günü umut saatini İkindiden sonra güneş batıncaya kadar arayın[20]."

Ebû Hureyre  radiyellahü anh, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin cuma gününden bahsederek şöyle dediğini haber veriyor: "Cuma gününde bir zaman vardır ki, o saatte bir müslüman namaz kılarken Allah'tan bir şey isterse muhakkak verir." Peygamber eliyle bu zamanın kısa olduğunu işaret etmiştir[21].”



[1] Ebû Davûd, Cuma 1106.

[2] Ebû Davûd, Cuma 1107.

[3] Buradan sonraki kısım Ebû Davûd'da geçmektedir.

[4] Müslim, Cuma 41, Ebû Davûd, Cuma 1101. 

[5] Müslim, Cuma 47.

[6] Ebû Davûd Cuma 1092.

[7] Buhârî, Cuma 27, Müslim Cuma 33.

[8] Müslim, Cuma 34; Ebû Davûd, Cuma 1094; Neseî, Cuma 1419; İbn Mâce, Cuma 1106.

[9] Buhârî, Cuma 33; Müslim, Cuma 55. Buhari’de, "iki rekât kıl.” ifadesi geçiyor, "Kalk” ifadesi Müslimin rivayetinde vardır.

[10] Müslim, Cuma 57.

[11] Müslim, Cuma 60.

[12] Lağv, değersiz  faydasız ve uygunsuz söz, davranış vs. anlamına gelir.

[13] Buhârî, Cuma 36; Müslim, Cuma 11.

[14] Ebû Davûd, Cuma 1050.

[15]  Ebû Davûd, Cuma 1051.

[16] Ebû Davûd, Cuma 1097.

[17] Ebû Davûd, Cuma 1098.

[18] Ebû Davûd, Cuma 1108.

[19] Ebû Davûd, Cuma 1048.

[20] Tirmizî, Cuma 489.

[21] Buhârî, Cuma 37; Müslim, Cuma 13.

Sonraki sayfa»»

 
  Bugün 818 ziyaretçi bizimle...  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=